Kullanıcı Adı: Şifre:

Gönderen Konu: Çağdaş Türk Seramik Sanatı ve Öncü Ustaları  (Okunma sayısı 12536 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı aylin

  • Sanat Moderatörü
  • *
  • İleti: 39
  • Puanı: +1/-0
  • Cinsiyet: Bayan
YAZAR: Kıymet GİRAY

     Anadolu kültürlerinin gelişimine paralel bir evrim geçiren seramik sanatı, Türklerin bu yarımadaya egemen olmasıyla birlikte gelişme sürecine girer. Mimari dekorasyonda çini mozaik, yapıların görkemini arttırırken, renkli sırlı seramikler de zengin bir program içinde üretime katılır. Osmanlı döneminde Milet işi, Şam işi, Rodos işi, Haliç iş diye adlandırılan olağanüstü güzellikte İznik seramikleri üretilir.
     Seramik ve çini sanatı çok önemli örnekler vererek Osmanlı İmparatorluğunun son dönemine ulaşır. İstanbul' da Yıldız'da bir porselen fabrikası kurulur. 16.yy. İznik çinileri,17.yy.Kütahya seramikleri gibi19.yy.'ın Yıldız porselenleri de dönemlerinin estetik anlayışını, teknik yeterliliğini ve zengin gelişme ve çeşitlenme programını kanıtlayan örneklerle sanat tarihi içindeki yerini alır. Ama İznik fırınlarının yanması, Kütahya seramiklerinin toprak sır ve desen kalitesinindüşmesiyle, seramik ve çini sanatımız önemli kayıplar vermiştir. Batı' da kurulmuş porselen fabrikalarının, üretimde kaliteye ve desende devamlılığa verdikleri önemin yanında, Yıldız Porselen Fabrikaları'nın 1920' de kapatılmasını anlamak güçtür. Batı dünyasında seramik, çağdaş plastik sanatlar arasındaki yerini özgün yorumlar ve zengin örneklerle korumaya deavm eder; sanatsal üretim alanındaki sanayileşmeden seramik de payını alır.
     Türkiye'de seramik sanatının çağdaş gelişim çizgisine uygun bir anlayışla yeniden canlanması ancak 1929'da, Akademide seramik atölyelerinin kurulmasıyla başlar. Seramik akademi programı içine Namık İsmail'in müdür olduğu yıllarda açılan Tezyini Sanatlar Bölümü içinde ele alınır. Namık İsmail 1925'te Paris'te gördüğü dekoratif sanatlar sergisinden etkilenmiş ve Türkiye'de de bu eğitimin verilmesi için Tezyinat şubesi bölümünün açılmasına önayak olmuştur. 1929'un ikinci ayında Akademinin Tezyini Sanatlar Bölümü'ne atanan İsmail Hakkı Oygar, Kasım ayında seramik atölyesini kurar ve seramik sanatı öğretim çalışmalarını başlatır.

HAKKI İZZET
Özellikle hayvan biçimli kaplar üzerinde çalışan Hakkı İzzet Hitit Sanatından izler taşıyan ürünler verdi.

     İstanbul'da 1909'da doğan Hakkı İzzet, Almanya'da seramik ve heykel öğrenimi gördü. !933'te Türkiyeye döndükten sonra Ankara'da Gazi Eğitim Enstitüsü'nde, Hasanoğlan Köy Enstitüsü'nde çalıştı; İstanbul Tatbiki Sanatlar Yüksek Okulu seramik atölyesi müdürü olarak, sanayi dallarında çalışacak olan seramikçileri yetiştirmek amacıyla açılan bu okula uzun yıllar hizmet etti. 1977'de İstanbul'da öldü. Hakkı İzzet 1953 yılının nisan ayında Ankara Helikon Galeri'de bir sergi düzenlemişti. Bu sergiyle ilgili yayınlardan öğrenildiğine göre Ankara Kimya Sanat Enstitüsü Seramik Atölyesini de Hakkı İzzet kurmuştur. Bu atölyede malzeme ve fırın imkanlarından Karşılıksız yararlanma imkanı sağlanması, birçok gencin bu alana yönelmesiyle sonuçlanacaktır.
     Hakkı İzzet seramiklerinin esin kaynağı Anadolu kültüründendir. Cemal Tollu gibi İzzet de Hitit eserlerini inceleyecek ve sanatını bu temel üzerinde zenginleştirecektir. Özellikle hayvan biçimli kaplar üzerinde çalışılan ve koyun, manda ve kuş figürleri tercih edilen bu kaplarda, soyut ve yalın bir biçim anlayışına ulaşılmıştır.  "Osmanlı çini motifini örnek alarak yaptığı birkaç vazodan başka, hemen hemen bütün eserleri, Hakkı İzzet'in Eti Sanatından esintisini gösteriyor. Gerek seramikte gerek taş üstünde Eti sanatının çizgilerinin sadeliği, şekillerinin stilizasyonu ve gücüyle çağdaş heykelciliğe çok yakındır" (Bülent Ecevit 1953).


FÜREYYA KORAL

Eserlerinde Doğu Sanatı'nın soyut anlatımıyla, Batı Sanatı'nın biçimlerini başarıyla birleştiren bir seramik ustasıdır.
 
     Şakir Paşa'nın torunu, yazar Cevat Şakir Kabaağaçlı, ressam Fahrinüssa Zeyd ve Aliye Berger'in yeğeni olan Füreyya İstanbul DarilFünunu'nda fgelsefe öğrenimi gördü. 1940-44 yılları arasında Vatan Gazetesi'nde müzik eleştirileri yazdı. İsviçre'de hasta yatağında başlayan işlk seramik çalışmalarını 1946 yılında gittiği Lozan'da gördüğü öğrenimle pekiştirdi. Daha sonra Paris'te Serre ile çalıştı. 1951 yılında Paris'te taş baskılarını sergiledi ve Türkiye'ye döndü. Bir süre yaşadığı Ankara'da seramik çalışmaları yoğunluk kazandı, çini sanatından esinler taşıyan duvar panoları yaptı.
     Seramiklerinde Doğu ve Batı sentezine ulaşmayı başaran Füreyya eserlerinde soyut anlatımları gerçeküstücü yorumlarla özdeşleştirdi.
     1950'li yıllarda ürettiği seramikler zengin ve parlak renkler taşır. 1960'lardaki seramiklerinde koyu renkler üzerinde beliren hayvan ve bitki motifleri egemendir.  1960'ların sonlarından itibaren renkler tekrar canlanır. Biçim olarak seçtiği vazo ve tabaklar dışında hayvan figürlerine de yer verir. 1970'lerde evler dizisini üretir. Küp formlu küçük birimlerin birbirinin üstüne istifiyle oluşturulan hareketli kuruluşlar, değişik açılımlarla seramik mekanlara dönüşen özgün bir anlatıma ulaşır. Ardından Füreyya'nın sanatına renkten arındırılmış, ciladan sıyrılmış kısmen soyutlanmış figürler katılır; özellikle de kadın figürleri. İncecik kabuklara dönüşmüş yalın, ama etkileyici formlar; bomboş, bazen içlerinde bir bebeğin varlığını açıkça ortaya çıkaran şaşırtıcı açıklıklar, yüzeylerde oluşan boşlukların çarpıcı etkileri gibi.
     Füreyya Koral 1981 yılında Kültür Bakanlığı Ödülü'nü, 1986 yılında da Sedat Simavi Vakfı Görsel Sanatlar Ödülü'nü alır. İstanbul Divan Pastanesi, Ankara Ulus Çarşısı ve İstanbul Manifaturacılar Çarşısı duvar panoları Füreyya Koral'ın kent yaşamına katılan eserleridir.


ALEV EBÜZZİYA
Seramik çalışmalarında geleneksel biçimleri, çağdaş bir duyarlılık ve yorumla çarpıcı bir biçimde uygular.

     Alev Ebüzziya seramikleri, temiz bir işçiliğin duyarlı bir estetik yaklaşımın yalın,ama görkemli ürünleridir. Hacim, boşluk, cidar, gerilim, renk berraklık bu seramiklerin görsel algılama aşamalarıdır. Hacimsel hafifliği onların boşlukta boşlukta asılı oldukları duygusunu uyandırır. Bu yanılsama, seramiklerin tabanlarıyla temasının yumuşak ve anlık dokunuşlara indirgenmiş olmasındandır. Bir başka deyişle bu seramiklerin çok küçültülmüş tabanları odak noktaları olamktan çıkarılmıştır. Bu özelliğe gergin ince cidarların, ince bir çizgiye ansızın, kesin olarak son buluşu da katılır.
     Alev Ebüzziya'nın seramikleri, çini sanatının eşsiz renklerinden esinler taşır. Bunlar  mavi ve koyu turkuaz görsellikleriyle, çarpıcı ama dengeli desenlere de sahiptir. Kimi zaman ağız çizgisine ışıklı oyunlar katan çizgisel desen, bazen gövde üzerinde geleneksel motifleri çağrıştıran geometrik sistemlere dönüşür.
     Küçük kaplarda bile bir anıtsallık yanılsaması yaratan görünü, iç ve dış hacim karşıtlıklarıyla gerçekleşir. Kesin ve net çizgiler taşıyan dış hacmin dış mekana doğru taşan şiddetli gerilimi, iç hacmin derinlik ve boşluk duygusu yaratan sonsuzluğu ile karşılanır. Bu karşıtlık kaplara görkemli bir görsel etki kazandırır.
     !938'de İstanbul da doğan Alev Ebüzziya, 1956-58 arasında İstanbul Güzel Sanatlar Akademisi Heykel bölümünde öğrenim gördü. Bu arada Füreyya Koral'ın atölyesinde çalışmalarına devam etmiştir. İki yıl Almanya'da Westervald seramik fabrikasında çalıştı  ve 1960'da İstanbul'da Eczacıbaşı Seramik Fabrikası'nda tasarımcı olarak çalışmaya başladı. 1963'te Kophenhag'a yerleşti ve 1969 'da özel atölyesini kurdu.


İSMAİL HAKKI OYGAR

Seramik çalışmalarında yakından incelemiş olduğu geleneksel türk el sanatlarını temel aldı.

     İsmail Hakkı Oygar, yurt dışında sergi açan (1928) İlk Türk Seramik Sanatçısıdır. !908'de bugün Bulgaristan sınırları içnde kalan Petriç 'te doğan Oygar, Sanayii Nefise Mektebi Heykel Bölümü'nden mezun oldu.; öğrenim için gittiği Paris'te Dekoratif Sanatlar Okulu'nda iç mimarlık ve dekorasyon, Uygulamalı Sanatlar Okulu'nda seramik, mine işi ve cam hamuru konularında öğrenim gördü. Ressam Hale Asaf ile evlenen Oygar, İstanbul'a döndü, Devlet Güzel Sanatlar Akademisi'nde öğretmenliğe atandı ve seramik atölyesini kurdu.
     Büyük boyutlu seamik kaplara imza atan Oygar, bu eserlerinde metalsi görünümlere ulaşmayı amaçlar. Bakır küfü, demir pası seramik kapları, Oygar'ın biçimde geleneksel kaynaklardan yararlandığını ve görünümde istediği metalsi etkiyi yakaladığın gösterir. Geleneksel el sanatlarından esinlenen ressamlar gibi Oygar da seramiklerinde bu kaynaktan yararlanmıştır. Büyük boyutlu hatlar, seramiklerinde dekoratif bezemeler olarak yer alır.
     Oygar, İstanbul'da Beyoğlu İsmail Hakkı Oygar Galerisi adıyla özel bir resim galerisi açtı. Özellikler "d" grubu sanatçılarının sergiler açtığı bu galeri, 1945 ertesi sanat etkinliklerine önemli hizmetlerde bulundu.
     Seramik sanatının yanı sıra dekoratif sanatlarla da ilgilenen Oygar, 1935 yılında . 1. İzmir Enternasyonal Fuarı organizasyonunda danışman olarak çalıştı. 1937-50 yılları arasında Etibank İşletmeleri'ne bağlı kuruluşlarda, iç mimari ve mobilya projelerine uygulama alanı buldu. 1938 yılında Galata Yolcu Salonu dekorasyon yarışmasını kazandı.  1967 yılında İstanbul'da düzenlenen 5. uluslararası seramik sergisi'nde altın madalya ile ödüllndirildi. Oygar 5 Eylül 1975'te İstanbul'da öldü.



 
 
 

Türk Seramik Sitesi - Turkish Ceramics Web Club


Çevrimdışı Refik Bolsoy

  • 900 °C
  • ***
  • İleti: 204
  • Puanı: +0/-0
  • Cinsiyet: Bay
  • İşte öyle
Ynt: Çağdaş Türk Seramik Sanatı ve Öncü Ustaları
« Yanıtla #1 : 12.01.2010 12:51:24 »
Teşekkürler Aylin,seramikte mihenktaşı sanatçılarımızın tanıtılmasına yaptığın katkıyı kutluyorum.

Türk Seramik Sitesi - Turkish Ceramics Web Club

Ynt: Çağdaş Türk Seramik Sanatı ve Öncü Ustaları
« Yanıtla #1 : 12.01.2010 12:51:24 »

Çevrimdışı elf.karaca

  • 25 °C
  • *
  • İleti: 3
  • Puanı: +0/-0
Ynt: Çağdaş Türk Seramik Sanatı ve Öncü Ustaları
« Yanıtla #2 : 12.01.2010 12:54:58 »
merhaba yeni üyeyim sitedeki bilgilerden çok memnun oldum ve yazınızdan çok faydalandım
istanbul üniversitesi çini bölümü mezunuyum.

Türk Seramik Sitesi - Turkish Ceramics Web Club

Ynt: Çağdaş Türk Seramik Sanatı ve Öncü Ustaları
« Yanıtla #2 : 12.01.2010 12:54:58 »

Çevrimdışı aylin

  • Sanat Moderatörü
  • *
  • İleti: 39
  • Puanı: +1/-0
  • Cinsiyet: Bayan
Ynt: Çağdaş Türk Seramik Sanatı ve Öncü Ustaları
« Yanıtla #3 : 12.01.2010 21:40:42 »
Elime bilgi geçtikçe paylaşmaya çalışıyorum. Faydalı olabildiği için ayrıca mutluyum. sevgiler.

Türk Seramik Sitesi - Turkish Ceramics Web Club

Ynt: Çağdaş Türk Seramik Sanatı ve Öncü Ustaları
« Yanıtla #3 : 12.01.2010 21:40:42 »

Çevrimdışı seydis

  • 500 °C
  • **
  • İleti: 83
  • Puanı: +0/-0
Ynt: Çağdaş Türk Seramik Sanatı ve Öncü Ustaları
« Yanıtla #4 : 12.01.2010 23:26:34 »
Aylin hanim  bilgileriniz icin cok tesekkürler elinize saglik.

Türk Seramik Sitesi - Turkish Ceramics Web Club

Ynt: Çağdaş Türk Seramik Sanatı ve Öncü Ustaları
« Yanıtla #4 : 12.01.2010 23:26:34 »

Çevrimdışı dirkn

  • 25 °C
  • *
  • İleti: 3
  • Puanı: +0/-0
Ynt: Çağdaş Türk Seramik Sanatı ve Öncü Ustaları
« Yanıtla #5 : 10.05.2011 01:05:49 »
 Bilgiler için teşekkür ederim .
Ayrıca birşey daha sormak istiyorum "başlık açmak istemedim" İsveç-Danimarka Seramikleri hakkında sunum hazırlanması gerekiyor detaylı bilgilere nereden ulaşabilirim acaba ..Bulduğum siteler var ama ne kadar çok detay olursa o kadar iyi.

Türk Seramik Sitesi - Turkish Ceramics Web Club

Ynt: Çağdaş Türk Seramik Sanatı ve Öncü Ustaları
« Yanıtla #5 : 10.05.2011 01:05:49 »