Kullanıcı Adı: Şifre:

Üye
İstatistikler
  • Toplam İleti: 9450
  • Toplam Konu: 1879
  • Bugün Online: 25
  • En Çok Online: 1235
  • (20.01.2020 20:07:34)
Çevrimiçi Üyeler
Kullanıcılar: 0
Misafirler: 18
Toplam: 18

Seramik Dergisi

14. Yaşında



Türk Seramik Sitesi
14. yaşında
1 Mayıs 2006

Son Konular

Gönderen Konu: Krakle Sır  (Okunma sayısı 10446 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı apuha

  • 25 °C
  • *
  • İleti: 1
  • Puanı: +0/-0
Krakle Sır
« : 12.03.2008 12:13:08 »
Merhaba Arkadaşlar,
İnternette Sır ile ilgili dökümanlar malesef cok az yada ben ulaşamıyorum, bu yüzden sizden yardım isteyeceğim. Krakle Sır denemeleri yapmak istiyorum. sır recetelerine ihtiyacım var. krakle sır kullanım alanları ile ilgilide biraz bilgiye ihtiyacım var. yardımcı olursanız cok sevinirim.

Şimdiden teşekkürler.

Türk Seramik Sitesi - Turk Ceramics Web Club

Krakle Sır
« : 12.03.2008 12:13:08 »

Çevrimdışı Zeliha Yılmaz

  • 900 °C
  • ***
  • İleti: 146
  • Puanı: +1/-0
  • Cinsiyet: Bayan
Ynt: Krakle Sır
« Yanıtla #1 : 13.03.2008 09:35:43 »
Merhaba Arkadaşlar,
İnternette Sır ile ilgili dökümanlar malesef cok az yada ben ulaşamıyorum, bu yüzden sizden yardım isteyeceğim. Krakle Sır denemeleri yapmak istiyorum. sır recetelerine ihtiyacım var. krakle sır kullanım alanları ile ilgilide biraz bilgiye ihtiyacım var. yardımcı olursanız cok sevinirim.

Şimdiden teşekkürler.

 aradığınız tüm konular site içerisinde var....

Çevrimdışı ayşegülesin

  • 25 °C
  • *
  • İleti: 3
  • Puanı: +0/-0
Ynt: Krakle Sır
« Yanıtla #2 : 22.03.2009 16:13:38 »
merhabalar ben lüsterli,krakle,kristal,opak,kurşunsuz sırlsarla ilgili dökümana ihtiyacım var sunum hazırlamam gerekiyor.yardımcı olabilecek bir arkadaş varsa çok teşekkürederim

Türk Seramik Sitesi - Turk Ceramics Web Club

Ynt: Krakle Sır
« Yanıtla #2 : 22.03.2009 16:13:38 »

Çevrimdışı sanatmerkezi

  • Sanat Moderatörü
  • ***
  • İleti: 167
  • Puanı: +2/-0
Ynt: Krakle Sır
« Yanıtla #3 : 22.03.2009 17:31:45 »
KRİSTAL SIRLAR
Pişirme sürecini takiben, soğuma esnasında büyüyen kristaller içeren sırlara “kristal sırlar” denir. “Kristal sırlar”, aşırı çözünmüş bir maddenin çözeltiden kristalleşerek ayrılması esasına dayanır. Kristali oluşturacak maddeler (TiO2, ZnO, Cr2O3, Fe2O3, UO3, BeO, vb.), sır içinde sıcaklık arttıkça daha fazla çözünür. Sırın gelişme sıcaklığında bu madde ile doymuş hale gelen sır soğumaya geçince sıcaklık düşerken aşırı doygunluk hali ortadan kalkar. Soğumanın hızına göre irili ufaklı kristaller oluşur.
Kristal sırlar, ham yada firitli sır olarak hazırlanabilirler. Eğer sır suda çözülebilen maddeler içermiyorsa, firitli sırlar ham sırlara göre daha kısa sürede olgunlaşacağından düşük maliyetlidirler. Sırda kristalleşmenin ortaya
çıkmasında, çeşitli faktörler rol oynar. Bu faktörlerin başında sırın akışkanlığının olabildiğince fazla olması, yani viskozitenin düşük olması gelir. Yüksek viskoziteye sahip bir sırda bileşenler rahat hareket edemediğinden düzenli bir yapı (kristalleşme), oluşması zorlaşır ve cam halinde katılaşma gerçekleşir. Kristalleşme hızı, başka bir değişle kristallerin birim süre içerisinde büyüme hızı,
kristal sırların oluşmasında diğer bir önemli faktördür. Her maddenin kristalleri farklı oluşum ve büyüme eğilimleri gösterir. Çinko ile çubuk şeklinde bazen çapraz ve birbiri üzerinde, rutil ile çubuklardan oluşan demetler şeklinde, molibden ile çiçek görünümünde, çoğunlukla camda oluşan buz kristalleri gibi, bazen de yıldız formunda, volfram ve vanadyum bileşikleri ile gökkuşağı renginde, krom oksitle kırmızı, buz kristalleri şeklinde, 960 oC’ye kadar dayanıklı, demir oksit ile aventürün türünde, kırmızı-altın renginde, özellikle güneş ışığında parlayan kristaller elde edilir.
Kristal sırları oluştururken araştırılması gereken nokta, kristal nüvelerin (en küçük oluşum birimlerinin) oluştuğu ve kristalizasyon hızının en fazla olduğu sıcaklığın saptanmasıdır. Büyük bir kristalleşme yeteneğine sahip olan sır, düşük bir kristalleşme hızına sahipse sonsuz sayıda küçük kristallerden oluşan mat sır
ortaya çıkabilir. Bir sırın kristallerinin oluşması ve büyüklüğü, sırın soğuma hızı ile de yakından ilgilidir. Oluşmakta olan kristal nüveleri için sırın belirli bir akışkanlıkta belirli bir süre kalması ile ancak kristaller iki boyutta büyüyebilir. Kristal nüvelerin oluşması için, sırın olgunlaşmasını tamamladıktan sonra soğutulması esnasında sıcaklığın, ergime noktasının biraz altına kadar tekrar yükseltilerek mümkün olduğu kadar yavaş soğutulmalıdır [1,3]. Diğer bir yöntem ise başlangıç harmanında kristalleşmeyi sağlayıcı elemanlar içeren sırın, olgunlaştıktan sonra yavaş yavaş soğutulurken kristalleşmesidir. Sır bileşiminde bazı oksitlerin yeterli miktarda olması halinde soğuma sürecinde kristalizasyon gerçekleşir. Uygun pişirim tekniği ve çekirdeklendirici elemanların kombinasyonu sonucu göz alıcı, doğal, karmaşık kristal efektleri elde edilebilir. Kristal sırların geliştirilmesi
standart parlak ve mat yüzeylerin elde edilmesinin yanında yüzeysel değişkenliklerin elde edilmesine de olanak sağlar. Dışbükey şekle sahip vazolar ve şişeler böylesine çekici bir sırı göstermek açısından en uygun yüzeye sahiptir.
Kristal sırlar oluşturdukları kristalin boyutuna göre makro ve mikro kristalin sır olmak üzere ikiye ayrılırlar. Makro kristal sırlar, ergiyen sırın yüzeyinde toplanarak değişik göz alıcı şekiller oluştururlar. Bu tür sırların soğuma süresi daha uzundur. Çünkü soğumanın uzamasıyla kristal çekirdekleri ergiyen sırın yüzeyinde birikirler ve demetler şeklinde kristal görüntüsü üretirler. Kristal
oluşturan elemanlar (Zn, Ti, Fe) sıcaklık arttıkça sırın içerisinde çözünürler ve soğuma esnasında büyük boyutlu kristaller ortaya çıkar. Kristaller çıplak gözle görülebilir ve ürün üzerinde sadece birkaç tek kristal olabildiği gibi tüm yüzey tamamen kristallerle de kaplanabilir. Geriye kalan camsı faz şeffaf yada opak olabilir. Makrokristal sırlar; düşük sıcaklık kristalin sırları, aventürin sırları, büyük tek kristalli sırlar olarak incelenebilmektedir.
Mikrokristalin sırlarda kristaller camsı faz içerisinde çıplak gözle görülemeyecek kadar küçük kristaller içerir. Kristaller iğnemsi yada yuvarlak taneli olup yüzey genellikle yumuşak saten mattır. Redükleyici yada oksitleyici atmosferde pişirilebilirler ve yavaş soğutmaya ihtiyaçları yoktur. Çinko oksit, rutil ve titanyum oksit ilavesi ile kristal oluşumu meydana gelir. Kristaller ışığı değişik
yönlerde kırdığı için sırın yer yer opak görünümlü olmasına yol açarlar. Yavaş soğutulmuş bir mat sırdaki kristaller, sırın içerisinde homojen olarak dağılırlar.
Kristal sırların gelişmesi ;
• Sırın fiziksel özellikleri ve kimyasal karakterine
• Soğuma sırasında kristalin bileşikleri şeklinde görülen silikatları oluşturmak
için kullanılan bazik okside,
• Sıcaklık ve pişirim süresine,
• Sıcaklık-zaman soğuma periyoduna
bağlıdır.
2.1. Çinko İçerikli Kristal Sırların Kimyasal Kompozisyonu
Çinko içerikli kristal sırların bileşimi kural olarak çok bileşenli olup SiO2, Al2O3, B2O3, ZnO, CaO, MgO, K2O, Na2O, gibi oksitleri içerebilir. Üç bileşenli sisteme dönüştürecek olursa sistem SiO2 – ZnO – K2O sistemine doğru gidecektir. Bu tür sırlarda kristalleşmeyi sağlayan asıl bileşen ZnO’dir. Bununla beraber, ZnO sır eriyiğinin viskozitesini ve yüzey gerilimini düşürür,
böylece eriyiğin altlık üzerine tamamen yayılması ile yüksek kalitede sır kaplaması elde edilmiş olur. ZnO’in kimyasal dayanım ve lüster sırlarındaki olumlu etkileri de göz ardı edilmemelidir. Yüksek konsantrasyonlarda Al2O3, kristal oluşum sürecine olumsuz yönde etkide bulunur. Bu nedenle Al2O3 konsantrasyonu %10’un üzerinde olmamalıdır. Archer ve Shneider yaptıkları kristal sır çalışmalarında, sır bileşimine Al2O3 kaynağı olarak ilave edilen bentonit ve kaolenin sırın viskozitesine, kristal oluşumuna olan etkisi incelenmiş ve artan miktarlarda ilave edilen kaolen ve bentonitin sırda viskoziteyi artırdığı ve kristal oluşumuna olumsuz yönde etki
ettiği saptanmıştır. Aynı çalışmada, kalsiyumun, titanat kristallerinin büyümesine olan etkileri incelenmiş ve kalsiyum içeren sırın, içermeyen sıra göre çok sayıda titanat kristallerine sahip mat sır elde edildiği görülmüştür. CaO ve özellikle MgO, eriyiğin yüzey gerilimini artırmasından dolayı belirli sınırlar içinde kullanılmalıdır.
Kristal sırlardaki alkali bileşikler sodyum ve potasyum oksit olarak belirtilebilirler. Çinkolu sırlarda Na2O viskoziteyi K2O’ya göre daha çok düşürür. Bununla beraber K2O, Na2O’ya göre düşük yüzey gerilimine sahiptir. ( K2O
σ =0,1
N/m , Na2O
σ =1,5 N/m) Bu nedenle bazı durumlarda K2O tercih edilebilir. Viskozite ve yüzey gerilimini düşürmek için sır bileşimine B2O3 ilave
edilebilir. Yüksek bor içerikli sırlarda toplam alkali miktarı azaltılabilir. Toplam alkali bileşikleri ve bor miktarı (ΣR2O+ B2O3) ve ΣR2O/ B2O3 oranı sırın pişirim sıcaklığını ve viskozite, yüzey gerilimi gibi diğer teknolojik özelliklerinin hesaplanmasına yardımcı olur.
2.2. Kristal Sır Bileşimini Oluşturan Oksitler
Sır kompozisyonunu oluşturan hammadde ve oksitlerin seçimi kristal sır uygulamalarında önem kazanır. Sodyum, potasyum, kalsiyum, mangan, çinko vb. oksitler, sırlara güçlü kristalleşme eğilimi sağlar. Kullanılan hammaddelerle bileşime giren metal oksitler sıcaklıkla birlikte sırın olgunlaşması esnasında sır içerisinde farklı görevlerde bulunabilirler.
Camlaştırıcı olarak : SiO2, B2O3,
Ergitici olarak : Na2O, K2O, Li2O, PbO, B2O3
Kararlılık sağlayıcı olarak : CaO, MgO, BaO, Al2O3, PbO, ZnO
Matlaştırıcı olarak : ZnO, TiO2, CaO, BaO
Opaklaştırıcı olarak : SnO2, ZrSiO4, ZrO2, TiO2
Kristallendirici olarak : ZnO, TiO2, CoO, Cr2O3 şeklindedir.
Silisyum Dioksit (SiO2); Sır bileşiminde temel cam yapıcı eleman olarak % 45-80 arasında bulunur. Yüksek oranlarda kullanılan silika, sırın ergime sıcaklığını yükseltir. Bu dezavantajının yanı sıra silikanın düşük genleşme katsayısından, sırlarda oluşan çatlakların giderilmesinde faydalanılır. Sırın; refrakterliğini artırır, akışkanlığını azaltır, belli başlı kimyasallara karşı dirençli olmasını sağlar, sertliği ve mukavemetini artırır. Kuvars, kuvars kumu, feldispat ve kil mineralleriyle sır bileşimine girer ve sır bileşimindeki diğer oksitlerin miktarına bağlı olmakla beraber fazla miktarda kullanılması matlık yaratırken, az kullanımı da kaynama problemine yol açar. Düşük sıcaklık sırlarında silisin ergitici oksitlere oranı 2:1(mol), yüksek sıcaklık sırlarında ise
10:1(mol) olmaktadır.
Bor Oksit (B2O3); Sırlarda kendi başına cam yapıcı özellik gösterebilen ve SiO2’nin yerine kullanılabilen tek oksittir. Kuvvetli bir ergitici ve SiO2’den sonra en önemli ağ yapıcı oksittir. Yüksek oranlarda kullanıldığında “bor tülü” adı verilen beyaz örtücülük yapar. Düşük genleşme katsayısına sahip olduğu için sırlarda çatlamaları engelleyici rol oynar. CaO ile birlikte çizilmelere karşı direnci artırır. Parlak yüzeyli ve geniş ergime aralığına sahip sırlar üretilir. B2O3 ihtiyacı borik asit (B2O3.3H2O), kalsiyum borat (CaO.B2O3.6H2O), çinko borat (ZnO.2B2O3), üleksit (Na2O.2CaO.5B2O3.12H2O), kolemanit (2CaO.3B2O3.5H2O), pandermit (2CaO.3B2O3.3H2O), kristal boraks (Na2O.2B2O3.10H2O) gibi hammaddelerinden sağlanır.
Alkali Metal Oksitler (Li2O, Na2O, K2O); Hemen hemen her zaman sır bileşiminde, ergime sıcaklıkları ve viskoziteyi düşürmelerinden dolayı yer alırlar. Kimyasal dayanımı düşürme eğilimlerinden dolayı asla yüksek miktarlarda kullanılmazlar. Isıl genleşme katsayısını yükseltirler ve bu nedenle sırlarda çatlama hatasına yol açmaya yatkınlardır. Sırda, sodyum oksit oranı arttıkça sırın çekme dayanımı, elastiklik azalır ve yumuşama noktası düşer. Potasyum içeren sırların sodyum içeren sırlara göre en önemli özelliği, erime noktasının yüksekliğidir. Na2O ve K2O düşük viskoziteli akışkan sırlar oluşturabilirler. Bu nedenle alkalice zengin sırların ergime aralıklarının dar olduğu söylenebilir. Sır bileşiminde bulunan PbO, Na2O ve K2O’in Li2O ile yer değiştirmesi durumunda sırın yüzey sertliğinin % 20 oranında arttığı tespit edilmiştir. Çözünürlük ve ergiticilik gücü en fazla olan lityum oksit, en düşük olan ise potasyum oksittir. Potasyum ve sodyum oksit yüzey gerilimini düşürürken, lityum oksit arttırır. Lityum oksidin genleşme katsayısı sodyum ve potasyum okside göre daha düşüktür. Aynı alkalilere göre sırlarda daha fazla parlaklık oluşturur, hava koşulları ve asitlere karşı direnci daha az düşürme eğilimindedir. Ayrıca alkali sırlarda lityum oksit oranının çok artmasıyla büyük kristaller elde edilir. Alkali metal oksit kaynağı olarak feldispatlar kullanılır.
Magnezyum Oksit (MgO); %10 mole kadar magnezyum oksit, sıra parlaklık, %10-20 mol arasında matlık verir. Viskoziteyi düşürür. Isısal genleşme katsayısı düşük, yüzey gerilimi büyüktür. Bu özelliği ile çatlamaları önler.
Magnezyum oksit katkılı sırlar, atmosferik koşullara, asitlere ve bazlara karşı dirençlidirler. Bileşime magnezit, dolomit ve diopsit ile girer.
Kalsiyum Oksit (CaO); Sırın mekanik sertliğini artırır, yüksek sıcaklıklarda pişen sırlarda viskozite değerini düşürür, asidik, zayıf asidik ve inorganik asitlere karşı direnç sağlar, alkalilere oranla çekme dayanımını arttırırken, genleşme katsayısını daha çok düşürür. Bileşimde yüksek miktarlarda CaO’in yer alması kristalleşme neticesinde matlaşmaya sebep olur. Diğer toprak alkalilere göre en önemli farkı, ışık kırınımını arttırmadığı için parlaklık üzerinde fazla etkili olmamasıdır. Bileşime CaCO3 yapısındaki mermer, tebeşir ve kalkerden girer. Doğal bir silikat olan vollastonit (CaO.SiO2) sıklıkla kullanılır.
Baryum Oksit (BaO); CaO ve MgO’in sır tabakasına kazandırdığı özelliklere benzer özellikler yani erime sıcaklığını düşürmesi, ısısal genleşme katsayısının azaltılması, mekanik özelliklerin ve elastikliğin iyileştirilmesi, BaO tarafından sağlanır. BaO’in ergiticilik özelliği daha iyidir. Mat sırların en önemli bileşenidir, yüksek oranda kullanımı ile çok ince kristalli mat sır elde edilebilir (zelsian, BaAl2Si2O8). Alkalice zengin sırlarda BaO ile yapılan matlaştırmalarda, sırlı yüzeyde kabarcık veya krater oluşumuna neden olabilir.
SiO2 ve PbO içeriği düşük sırlarda (alkali oranı toplam 0.30’u geçmemek koşulu ile) BaO ile mat sırlar oluşturulabilir. Baryum oksit, toksik olması sebebiyle firitleştirilerek kullanılır. Kullanılan en önemli hammadde BaCO3’dür. BaSO4 ve BaNO3 teorik olarak kullanılabilirler, fakat reaksiyonlar neticesinde açığa çıkacak gazlar sırda hatalara yol açabilir.
Stronsiyum Oksit (SrO); 800-1300 0C sıcaklık aralığında gelişen pek çok sır bileşiminde kullanılır. Sırın viskozitesini yükselterek matlık kazandırır. Parlak sırların mat sırlara dönüştürülmesinde kullanılır. Düşük sıcaklık sırlarında kristalizasyon kontrolü istendiğinde, BaO’e göre daha fazla beyazlık ve akıcılık istendiğinde kullanılmaktadır. Sırlara stronsiyum karbonattan (SrCO3) alınır.
Alüminyum Oksit (Al2O3); Temel kararlaştırıcıdır. Silika ve alkali oksitlerle birleşebilme yeteneğine sahiptir. Ergime sıcaklığı 2050 oC olup sırlarda ergime noktasını belirgin bir şekilde yükseltir. Sır bileşimine göre değişmekle beraber alümina sırda; kimyasal dayanımı ve mekanik mukavemeti iyileştirir, ısısal genleşme katsayısını düşürür; matlığı artırır. Sıra geniş bir erime aralığı kazandırır,
viskoziteyi yükseltir. Al2O3 sır bileşimine kil ve kaolen hammaddesi ile girdiyse sırın ham veya bisküvi ürün üzerine daha iyi yapışmasını sağlar. Alüminanın sır ilavesi olarak kullanımının sırın estetik ve teknik özellikleri üzerine önemli etkileri vardır. Alüminanın etkisinin, temelde kalsinasyon derecesine bağlı olarak değişen fiziksel özelliklerine (spesifik yüzey alanı, partikül boyutu vb.) bağlı olduğu bilinmektedir. % 4’ün üzerinde kendi kristallerini oluşturma eğilimindedir. Kristal sır bünyesinde mümkün olduğunca az alüminyum oksit kullanılmalıdır. Al+3 katyonu şebekenin köprü görevi görmeyen oksijen iyonları ile AlO4 koordinasyonunu oluşturur ve şebeke oluşturan oksit şeklinde görev yapar. AlO4 ve SiO4 aynı koordinasyona sahip olmalarına rağmen, farklı değerliktedir. Değerlik dengesini burada toprak alkali iyonlar tamamlar. 2SiO2 bir Al2O3 ile yer
değiştirirse, her Al+3 iyonuna bir Na+ iyonuyla komşu olur. Neticede şebekedeki ayrılma yerleri kapanır böylece camın viskozitesi artar. Eriyik halde iken dikey yüzeylerde tutunmasını zorlaştırır. Bu dezavantaj kristallerin oluşması için gerekli kalınlığın elde edilememesini sağlar.
Çinko Oksit (ZnO); Sırlarda matlaştırıcı, kararlılık sağlayıcı, kristallendirici ve kimyasal reaktiflere direnci artırıcı rol oynar. 1100 oC’nin altında 0,05-0,2 mol oranlarında parlaklığı artırır, 0,3 mol’den başlayarak artan oranlarındaki ilavelerinde matlığı artırmaya, erime derecesini geciktirmeye başlar. Sırın elastiklik özelliğini artırarak, düşük genleşme katsayısına sahip olduğu için
çatlamaları engelleyici rol oynar. Sır bileşiminde az oranda özellikle mavi ve yeşil renklerin gelişimini sağlar. Beyazlığı artırır. Özellikle Al2O3 ile birlikte, borsuz ve CaO içeriği az olan (alkalili sırlar) sırlarda beyazlık ve opasiteyi düzenler. Fazla
miktarda özellikle bazik sırlarda sırın devitrifikasyon eğilimini güçlendirerek yüzeye mat bir görünüm verir. Sırın soğuma aşamasında çinko silikat (villemit- Zn2SiO4) kristalleri oluşur. Çinko silikat kristalleri oluşurken sır bünyesinde bulunan pigment veya renk verici oksitleri bünyesinde toplayarak yüzeye dekoratif özellikler kazandırır. Kristalleşme, kimyasal bileşime ve pişme sıcaklığından
soğutulması esnasındaki ısıl işleme bağlıdır. Borlu sırlarda, bor tülü oluşumunu hızlandırır. Çinko matı sırlarda ZnO oranının daha fazla artırılmasıyla artistik sır türü olan “deri kraklesi” sırlar elde etmek mümkündür.
Kurşun Oksit (PbO); Kurşun oksit çok güçlü bir ergitici olmasının yanında sıra yüksek parlaklık vermektedir. Kristal sırlarda kullanılır fakat fazla miktarı kristal oluşumunu azaltır. Sırın viskozitesini düşürür ve renk veren oksitlerin sırın içerisinde daha iyi dağılmasını sağlar. Kurşun oksit sırlara, sülyen (Pb3O4), PbO, kurşun karbonat (PbCO3) dan alınır.
Titanyum Oksit (TiO2); Titanyum oksidin firit ve sır içerisindeki birinci rolü, asitlere karşı dayanımı artırmasıdır. Düşük sıcaklık sırlarının opaklaştırıcı elemanıdır. Fakat 800 oC’nin üzerinde beyazlık derecesini kontrol etmek zordur. Titanyum oksidin sıra ilave edilmesiyle çok değişik kristal etkiler görmek mümkündür (rutil break-up gibi). Titanyum kristal sırların çekirdekleştirici
elemanıdır. Titanyumlu sırlar ışığa duyarlıdır. Sır içinde yeterli miktarda bulunduğu zaman, kırınım indisini artırır, aynı zamanda rengi geliştirir. Az miktarlarda ilavesi ile çatlamalara karşı mukavemet sağlar. Sıra ilmenit (FeTiO3), rutil (TiO2) ve sfen (CaTiSiO5) hammaddeleri ile girer. Rutil, sırlara % 8-9 oranında ilave edilir. Bu miktarın artması (% 12’nin üzerine çıkması) durumunda
ağır kahverengi lekeler meydana gelir. % 5’in altında bazen mayolika sırlarında
kullanılır.
Zirkonyum Dioksit (ZrO2); Zironyum dioksit şeffaf sırdan opak sıra kadar bütün sır reçetelerinde, beyaz renk veren örtücü madde olarak kullanılır. Tane inceliğinin 5 μm altında olması gerekir. Sert ve mekanik dirence sahip mat beyaz sırların elde edilmesinde zirkonlu sırlara % 30’un üzerinde talk (3MgO.4SiO2.H2O) katkısından yararlanılır. Zirkonun refrakter karakterli olması nedeniyle, sırın viskozitesini ve ergime noktasını arttırır. Kristal sırlarda zaman zaman kullanılmasına karşın artan oranlarda kristal oluşumuna ters etkide bulunur.
''Çalışmadan,yorulma​dan,öğrenmeden,
rahat yaşama yollarını aramayı alışkanlık haline getiren milletler,
önce haysiyetlerini,sonra​ hürriyetlerini
ve daha sonra istiklallerini kaybetmeye mahkumdurlar...''
MUSTAFA KEMAL ATATÜRK

Çevrimdışı sanatmerkezi

  • Sanat Moderatörü
  • ***
  • İleti: 167
  • Puanı: +2/-0
Ynt: Krakle Sır
« Yanıtla #4 : 22.03.2009 17:34:30 »
LÜSTERLİ SIRLAR
Yüzeylerinde indirgeme ile elde edilen sedefli, metalik ve dalgalı renkli görünümler oluşan sırlardır. Elde edilmelerinde çeşitli madde ve yöntemlerden yararlanılır.
Saydam veya renkli bir sır alınarak bu sıra % 10–20 oranında gümüş kloroid veya gümüş nitrat katılarak çok iyi karıştırılır. Bu karışım ile sırlanan parça normal olarak pişirilir ve soğuma sırasında, yaklaşık 900 – 600oC sıcaklıklar arasında, çok fazla duman çıkarabilen maddeler ile örneğin katran, yağ, naftalin ile gümüşün indirgemesi yapılır.
Bileşimlerinde gümüşü tek başına içeren sırlardan daha iyi lüsterler elde etmek için, bizmut katkısından yararlanılır. Bizmutlu lüsterler aynı zamanda yüksek ateşe dayanıklılıkta gösterir.
Bileşimlerinde şu maddelerin tuzları bulunan sırlar ile de lüster elde etmek olanağı vardır: Kobalt, mangan, bakır, demir, vanadin ve volfram. Başarılı lüsterlerin elde edilmesinde ZnO in varlığı her zaman için yararlıdır. Aynı şekilde titan matı sırlardan da olumlu lüster sonuçları alınabilir.
Lüster dokusu. Esas sırdan doğrudan indirgen pişirim ile elde edilebildiği gibi, hazır pişmiş bir sırrın üzerine boya gibi sürülerek veya püskürtülerek uygulanan lüsterler ile de elde edilebilir. Bu sır üstü lüster boyalar düşük sıcaklıkta( 650 - 750oC) oksitleyici atmosferde pişirilir.
En basit şekli ile, hazır pişmiş bir sır üzerine uygulanabilen, düşük sıcaklıkta oluşan lüster şu şeklide elde edilebilir: 10 kısım kolofan ve 30 kısım bizmut nitrat alınır. Bu karışıma istenen bir metal tuzu çözeltisi de (örneğin Fe2Cl6, Cu SO4 5H2O, CO SO4 7H2O… Vb. gibi) katılarak tüm karışım su banyosunda, su tamamen buharlaşıncaya dek ısıtılır, soğutulur ve yıkanır. Elde edilen bu bileşim de rosmari yağında ısıtılarak inceltilir ve çözülür.
''Çalışmadan,yorulma​dan,öğrenmeden,
rahat yaşama yollarını aramayı alışkanlık haline getiren milletler,
önce haysiyetlerini,sonra​ hürriyetlerini
ve daha sonra istiklallerini kaybetmeye mahkumdurlar...''
MUSTAFA KEMAL ATATÜRK

Türk Seramik Sitesi - Turk Ceramics Web Club

Ynt: Krakle Sır
« Yanıtla #4 : 22.03.2009 17:34:30 »

Çevrimdışı sanatmerkezi

  • Sanat Moderatörü
  • ***
  • İleti: 167
  • Puanı: +2/-0
Ynt: Krakle Sır
« Yanıtla #5 : 22.03.2009 17:37:33 »
OPAK SIRLAR
Opak sırlar ışık geçirgenliği oldukça düşük sırlardır. Bu özellikleri üzerinde bulundukları bünyeyi saklamalarını sağlar.
Opaklık cam matriks içerisindeki taneciklerin ışığı kırması ve yansıtması nedeniyle ortaya çıkar. Bu nedenle opak sırda matriks camın içerisinde refraktif indeks değeri matriks camdan farklı tanecikler veya kristaller bulunmalıdır.
Opaklık derecesi
- camsı faz ile içerisindeki taneciklerin refraktif indekslerinin farkına
- camsı faz içerisindeki tanecik miktar ve boyutuna (genelde boyut küçüldükçe, miktar arttıkça opaklık artar). Etkili boyut ışığın dalga boyu ile sınırlıdır.
- opaklığı sağlayan taneciklerin artışı opaklığı artırmasına rağmen tanecik artış hızı ile opaklık artış miktarı birbirine birbirine paralel değildir, yani tanecik konsantrasyonundaki artış miktarı opaklıktaki artışı düzgün orantısal olarak sağlayamaz
- tanecikler ile camsı matriks arasındaki sınır keskinleştikçe opaklık artar.

SIRLARIN SINIFLANDIRILMASI
Genel olarak
- kurşun içeren sırlar
- suda çözünmeyen  malzemelerle üretilmiş sırlar
- tuz sırları(bilinen tuzların buharı ile uygulanan) olarak üç ana gruba ayırabiliriz.
Birinci ve ikinci grup sırlarda istenildiğinde
- ergimesi düşük, orta ve yüksek dereceli olarak
-tuz sırları, kurşunlu hammaddelerle hazırlanmış sırlar, kurşunsuz sırlar…
- üstüne uygulandıkları ürünlere göre sıhhi tesisat sırları, porselen sırları …
- üretildikleri bölgelere göre Albani, Bristol, Seger porselen sırları
- hazırlama ve uygulama tarzına göre hammaddeli, fritli veya tuz buharı uygulamalı gibi değişik sınıflandırmalar yapılabilir.
Renk, yüzey ve opaklık yönünden  her grupta değişik sırlar üretilebileceği  düşünüldüğünde bu özelliklerin sınıflama için keskin sınırlar oluşturamıyacağıda söylenebilir.
SERAMİK SIRLARI İÇERİSİNDE OPAKLAŞTIRILAR SAĞLAYAN HAMMADDELER
Kalsiyum Oksit (CaO): Sırlarda CaO ilavesi için CaCO 3 yapısındaki mermer, tebe ve kireçtaşından yararlanılır. Katkı çamurundaki CaO, üzerindeki sır ile kolayl reaksiyona girerek, sırdaki SiO 2 aracılığı ile bir ara tabaka oluşturur. Bu ara tabaka, sır ve çamur arasındaki gerilimleri belirli ölçüde önleyerek sırın çatlamasın CaO sır içinde diğer oksitlerle reaksiyona girerek cam oluşumuna yardımcı Özellikle B 2 O 3 ile birleşmesi sonucu sert sırlar ortaya çıkar.
Bor Oksit (B 2 O 3 ): B 2 O 3 , sırların erime sıcaklıklarını kolaylıkla düşüren en uygun oksitlerden biridir. Ancak sırda fazla oranda kullanıldığı zaman beyaz örtücülük ortaya çıkar. Bu örtücülük sırda ZnO ve CaO'in bulunması ile birlikte bor tülü olarak bilinen bir beyazlığa sahiptir. Sır çatlaklarının giderilmesi için sıra az miktarda B katkısı olumlu, %12'den fazlası olumsuz etki yapar. Yapıların B 2 O bulunan sırlar çizilmeye karşı dirençli, parlak yüzeyli ve geniş bir erime intervaline sahiptirler.
Çinko Oksit (ZnO): 1100°C'ın altında sırda 0.005-0.2 mol arasında bulunmas parlaklığı arttırıcı rol oynar. 0.302dan başlayarak artan mol oranlarındaki katk matlaştırıcı ve erimeyi geciktirici etki yapar. Sırın sünekliğini arttıran ZnO dü genleşme katsayısı nedeni ile sırlarda çatlağı önleyici rol oynar.
Kalay Oksit (SnO 2 ): Saydam sırı tamamen beyaz örtmek için %5-10 Kalay
katkısı kullanılır.
Zirkonyum Oksit (ZrO 2 ): kalay oksit pahalı olduğu için onun yerine beyaz
olarak kullanılır.
« Son Düzenleme: 22.03.2009 18:25:06 Gönderen: hacettepe33 »
''Çalışmadan,yorulma​dan,öğrenmeden,
rahat yaşama yollarını aramayı alışkanlık haline getiren milletler,
önce haysiyetlerini,sonra​ hürriyetlerini
ve daha sonra istiklallerini kaybetmeye mahkumdurlar...''
MUSTAFA KEMAL ATATÜRK

Çevrimdışı Ems

  • 500 °C
  • **
  • İleti: 59
  • Puanı: +0/-0
  • Cinsiyet: Bayan
Ynt: Krakle Sır
« Yanıtla #6 : 21.01.2010 13:03:57 »
Bilgileriniz için çok teşekkürler bende faydalandım.

Türk Seramik Sitesi - Turk Ceramics Web Club

Ynt: Krakle Sır
« Yanıtla #6 : 21.01.2010 13:03:57 »